"İnternet" olarak etiketlenen yazılar

Günlük değil anlık mesajlaşma

Blog, aklınıza gelenleri arada sırada da olsa yazdığınız bir olay. Ancak olayı daha da ileri götürmüşler ve anlık haberleşmeye çevirmişler. Çünkü blog’unuzda ya da Facebook’ta anlık olarak ne yaptığınızı her zaman yazamayabilirsiniz. Bunun için Twitter sitesi devreye giriyor. Çok kısa bir sürede bir hesap alıyorsunuz ve burası sizin ana sayfanız oluyor.

Sonrasında 140 karakter olacak şekilde o anda ne yaptığınızı yazıyorsunuz. Sizin sayfanızda hemen yayınlanıyor. Facebook’ta olduğu gibi e-posta adresinden hizmeti kullanan arkadaşlarınızı bulabiliyor ve onların ne yaptığını da takip edebiliyorsunuz.

Hizmete üye olduktan sonra cep telefonunuzdan ya da blog sitenizden durum güncellemelerini ya da ne yaptığınızı kolayca yazabiliyorsunuz. Denemesi bedava, güzel hizmet…

http://twitter.com/ssenol adresindeyim, beklerim…

Konu ile ilgili etiketler: , , , ,

Bir sus Fatoş!

PC World Kapak / 2008 EylülGeçtiğimiz ay tatil ayıydı. Ben de birçok insan gibi tatilimi yazın sonuna bırakanlardanım. İşlerden güclerden bu zamana kalmak zorundaydı tatil meselesi… Eşim ile birlikte bir tatil düşünüyorduk ama bir de yanımıza Fatoş geldi. Size biraz Fatoş’tan bahsedeyim: Öncelikle Fatoş çok konuşuyor. Yolda kaptırıp gidiyorken, fonda çalan Shantel’i susturup araya girerek kendini sürekli bize hatırlatıyor. Önceleri bu konuşmalardan ne demek istediğini anlamadık ama sonrasında yavaş yavaş cözdük meseleyi. Ayrıca çalan cep telefonlarına da hep o cevap vermek istiyor. Mola yerlerinde arabadan indiğimizde, bizi arabada beklemek yerine yanımızda gelmek istemesi de ayrı bir olay. İlk başlarda Fatoş’un bu durumuna pek anlam veremedik. Ancak ilerledikçe ne demek istediğini daha iyi anladık.

Yazının devamını okuyun »

Konu ile ilgili etiketler: , , , ,

Blackberry’ye selam yola devam

Teknoloji ile içli dışlı olmanın en güzel yanlarından birisi sürekli en son çıkan teknoloji ürünlerini görmeniz ve kullanmanızdır. Yeni ne varsa bizim ofiste de var. Bazı şeylerden o kadar çok var ki birçok insanın daha önce görmediği şeylerden siz sıkılmış olabiliyorsunuz.

Yaklaşık 2 haftadır Turkcell Blackberry Bold kullanıyorum. Daha önce çok Blackberry telefon görmüş kullanmıştım ama bu kadar uzun süre hiç kullanmamıştım. Telefon hakkında detay vermeyeceğim. Google’da zaten yeteri kadar bilgi var. Oralardan çeşitli özellikleri ve yenilklerine ulaşabilirsiniz.

Daha önce Blackberry kullanmadığım için ne olduğu ya da nasıl birşeylerin yapılabileceği konusunda da bilgi sahibi değildim. Ancak biraz kurcalayınca ve internette arama yapınca bazı şeyler hakkında bilgi sahibi oldum.

Efendim, bu cihazın en büyük özelliği “push mail” denilen bir özelliğe sahip olması. Yani birisi size bir e-posa gönderdiği anda telefonda size bir e-posta var da ikazının oluşması durumu. Normalde size gönderilen postalar bir sunucuda bekler ve siz Outlook’dan bunları al dediğinizde bilgisayarınıza gelir. Push mail aynı MSN, ICQ gibi çalışıyor diyebilirsiniz.

E-posta hizmetini tam olarak kullanmak için Turkcell ya da kullandığınız operatörden bu hizmeti aktif hale getirmeniz gerekiyor. Size bir data hattı açıyorlar ve sürekli olarak telefon Blackberry sunucuları ile irtibat halinde kalıyor.

Blackberry için de birçok yazılım mevcut. Çoğu da ücretli yazılımlar. Arayınca ücretsizleri de bulmak mümkün… Birçok internet sitesi Blackberry için hazırlamış olduğu yazılımları ücretsiz olarak sunuyor. Örneğin; Flickr, Facebook, Yahoo, Gmail, Google Maps gibi hizmetleri sitelerine bağlanmadan Blackberry’inizden kullanabiliyorsunuz.

Cihazın üzerinde QWERTY bir tuş takımı var. Üzerinde Türkçe karakterlerin olmaması bir sıkıntı yaratsa da tuşlarla yazı yazmak oldukça rahat. Küçük olmasına rağmen kıvrımları sayesinde parmaklarınızın tuşlar üzerinde kaymasını engelliyor.

Şimdilik yazacaklarım bu kadar. Cihazı kullandıkça ve üzerinde tecrübe kazandıkça birşeyler daha eklerim.

Konu ile ilgili etiketler: , , ,

Gelişen online uygulamalar

PC World Kapak / 2008 TemmuzGeniş bant internet ile birlikte bağlantı ve yükleme hızları arttıkça, şımarık çocuklar gibi hepten arsız oluyoruz. Daha hızlı internet, internette geçen daha fazla vakit anlamına da geliyor. Çevirmeli ağ internet kullanırken, bir MP3 dosyasını 3-5 saate indirebilirken şimdi albüm ya da diskografiler daha çok tercih ediliyor. Varsa bu albümle ilgili konser görüntüleri de arşivlere aktarılıyor. Bu eserler içerisinden kaç şarkı dinlendiği ise belli değil.

Yüzlerce dosya indirip aradan bir şarkıyı dinlemek yerine musicovery.com gibi hizmetleri daha çok tercih ediyorum. O anki keyfime göre istediğim türde müzikleri dinleyebiliyorum. Video tarafında da artık komik videoları hiçbir şekilde arşivlemiyorum. İnternetten istediğimi istediğim zaman nasılsa izlerim diyorum. Nasılsa video paylaşım siteleri var. (Şimdi farkettim ki YouTube’a erişim engellendikten sonra pek fazla bu tür videolar izlemiyormuşum. Başka sitelerinde popüler olması artık şart…)

Yazının devamını okuyun »

Konu ile ilgili etiketler: , , , , , , ,

Mobil yaşamda nereden nereye…

PC World Kapak / 2008 HaziranMobil yaşayarak her yerden ve her zaman işimizi görmeyi başarabiliyorum. Sadece ben değil teknolojiyi kullanan herkesin aynı durumda olduğunu düşünüyorum ve böyle insanları da etrafımda görüyorum zaten.

Bundan 6-7 yıl önce mobil yaşam deyince akıllara ilk önce bir dizüstü bilgisayar geliyordu. “Bilgisayarımı yanımda taşırım, gittiğim her yerde işimi yaparım” diyorduk. İnternet ihtiyacını ise çevirmeli ağ ile gittiğimiz yerdeki telefon hattını kullanarak hallediyorduk. Yavaş yavaş yaygınlaşan kablosuz internet ise bu dertlere derman oldu. Kablo ile internete bağlanma ve çevir sesini unutma durumuna geldik. Şimdi birçok yerde kablosuz internet var ve dizüstü bilgisayar ile birkaç dakika içerisinde yüksek hızda internettesiniz.

Yazının devamını okuyun »

Konu ile ilgili etiketler: , , , , ,