01 Eylül 2008 / 01:00
Geçtiğimiz ay tatil ayıydı. Ben de birçok insan gibi tatilimi yazın sonuna bırakanlardanım. İşlerden güclerden bu zamana kalmak zorundaydı tatil meselesi… Eşim ile birlikte bir tatil düşünüyorduk ama bir de yanımıza Fatoş geldi. Size biraz Fatoş’tan bahsedeyim: Öncelikle Fatoş çok konuşuyor. Yolda kaptırıp gidiyorken, fonda çalan Shantel’i susturup araya girerek kendini sürekli bize hatırlatıyor. Önceleri bu konuşmalardan ne demek istediğini anlamadık ama sonrasında yavaş yavaş cözdük meseleyi. Ayrıca çalan cep telefonlarına da hep o cevap vermek istiyor. Mola yerlerinde arabadan indiğimizde, bizi arabada beklemek yerine yanımızda gelmek istemesi de ayrı bir olay. İlk başlarda Fatoş’un bu durumuna pek anlam veremedik. Ancak ilerledikçe ne demek istediğini daha iyi anladık.
Yazının devamını okuyun »
Bu Yazıyı Paylaşın
Konu ile ilgili etiketler:
gps,
İnternet,
pcworld,
tatil,
teknoloji
01 Ağustos 2008 / 01:00
E-posta bizim için vazgeçilmez bir iletişim aracı. 6. duyu organımız gibi oldu desem yalan olmaz. Öğlen yemeğe çıkmak için bile “haydi yemeğeeee….” başlıklı postalar atan kişiler tanıdım ben bu iş hayatımda…
Günde yüzlerle ifade edilen adetlerde e-posta alır durumdayız. E-posta öyle bir hal alıyor ki bizim için; bunları almak değil gelen postalara cevap vermek, saklanacakları klasörlemek, randevuları takvime işlemek her sabah mutlaka yapılması gereken işlerimiz arasında yer alıyor.
Yazının devamını okuyun »
Bu Yazıyı Paylaşın
Konu ile ilgili etiketler:
e-posta,
facebook,
link,
MMORPG,
oyun,
pcworld,
takvim
01 Temmuz 2008 / 01:00
Geniş bant internet ile birlikte bağlantı ve yükleme hızları arttıkça, şımarık çocuklar gibi hepten arsız oluyoruz. Daha hızlı internet, internette geçen daha fazla vakit anlamına da geliyor. Çevirmeli ağ internet kullanırken, bir MP3 dosyasını 3-5 saate indirebilirken şimdi albüm ya da diskografiler daha çok tercih ediliyor. Varsa bu albümle ilgili konser görüntüleri de arşivlere aktarılıyor. Bu eserler içerisinden kaç şarkı dinlendiği ise belli değil.
Yüzlerce dosya indirip aradan bir şarkıyı dinlemek yerine musicovery.com gibi hizmetleri daha çok tercih ediyorum. O anki keyfime göre istediğim türde müzikleri dinleyebiliyorum. Video tarafında da artık komik videoları hiçbir şekilde arşivlemiyorum. İnternetten istediğimi istediğim zaman nasılsa izlerim diyorum. Nasılsa video paylaşım siteleri var. (Şimdi farkettim ki YouTube’a erişim engellendikten sonra pek fazla bu tür videolar izlemiyormuşum. Başka sitelerinde popüler olması artık şart…)
Yazının devamını okuyun »
Bu Yazıyı Paylaşın
Konu ile ilgili etiketler:
arşiv,
İnternet,
multimedya,
paylaşım,
pcworld,
site,
Video,
yazı
01 Haziran 2008 / 01:00
Mobil yaşayarak her yerden ve her zaman işimizi görmeyi başarabiliyorum. Sadece ben değil teknolojiyi kullanan herkesin aynı durumda olduğunu düşünüyorum ve böyle insanları da etrafımda görüyorum zaten.
Bundan 6-7 yıl önce mobil yaşam deyince akıllara ilk önce bir dizüstü bilgisayar geliyordu. “Bilgisayarımı yanımda taşırım, gittiğim her yerde işimi yaparım” diyorduk. İnternet ihtiyacını ise çevirmeli ağ ile gittiğimiz yerdeki telefon hattını kullanarak hallediyorduk. Yavaş yavaş yaygınlaşan kablosuz internet ise bu dertlere derman oldu. Kablo ile internete bağlanma ve çevir sesini unutma durumuna geldik. Şimdi birçok yerde kablosuz internet var ve dizüstü bilgisayar ile birkaç dakika içerisinde yüksek hızda internettesiniz.
Yazının devamını okuyun »
Bu Yazıyı Paylaşın
Konu ile ilgili etiketler:
blog,
cep telefonu,
İnternet,
kablosuz,
wordpress,
yazı
01 Mayıs 2008 / 01:00
Elimde, çokluortam (multimedya) olarak tüm dosyalarım evimdeki 500 GB kapasitesindeki 3,5 inçlik diskimde depolanıyor. Bir de sürekli yanımda taşıdığım 2,5 inçlik 160 GB bir disk daha var. Henüz izlemediğim, izlemek için aday olan fimler ya da diziler bu 160 GB’lık disk içerisinde yer alıyor. İzledikten sonra ya da uzun bir zaman sonra bana lazım olacaksa o zaman büyük deponun yolunu tutuyor. CD ve DVD’ler kısa sürede bozuldukları için arşivlemek için tercih etmiyorum bile.
Arşivimdeki filmlerin hemen hemen hepsi DivX ya da Xvid ile kodlanmış. aralarında bazıları H.264… Favori filmlerim ise 720p ve/veya matruşka formatında…
Yazının devamını okuyun »
Bu Yazıyı Paylaşın
Konu ile ilgili etiketler:
arşiv,
divx,
film,
hd,
multimedya,
sabit disk
01 Nisan 2008 / 01:00
Yıllardır laf anlatamadım birçok kişiye… Bizler öncelikle öğrendiğimiz şeyleri yakın çevremizle paylaşırız. Önce onlara anlatır, önce onlara aktarırız bildiklerimizi. Ondan sonra dergiye yazarız. Bu da aylık dergiciliğin dezavantajlarından birisidir.
Ancak yıllardır yakın çevrem de dahil olmak üzere anlatamadığım birşey var: İhtiyaç fazlası programların bilgisayarda tutulması, inatla ve inatla Windows’tan bir şey silmeden sürekli aynı işi yapan şeyleri yükleme hevesi…
Yazının devamını okuyun »
Bu Yazıyı Paylaşın
Konu ile ilgili etiketler:
açık kaynak,
facebook,
linux,
vista,
windows
01 Mart 2008 / 01:00
Rumuz; televizyonda gördüğümüz “ismini vermek istemeyen izleyici” ifadesinin biraz daha farklı bir halidir. Gerçek isim yerine bu takma ad kullanılır. IRC ile sohbet ettiğimiz dönemlerde herkesin bir nickname’i (rumuzu) vardı ve birbirimizi bu şekilde tanırdık. Gerçek isimler, sohbet koyulaşınca, muhabbet kıvamına gelince söylenirdi. Kişinin gerçek ismini bilirdik ama yine ona nickname’i ile hitap ederdik.
Yazının devamını okuyun »
Bu Yazıyı Paylaşın
Bu yazı için etiket bulunmuyor
01 Şubat 2008 / 01:00
İnternette aradığınızı nasıl buluyorsunuz? Google’da arayarak -ya da daha güncel bir ifade ile “Googlelayarak”… Açarsınız web tarayıcıyı, bağlanırsınız Google’a, aramak istediğiniz konu ile ilgili birkaç kelime yazar ve sonrasında enter’a basarsınız. Bu işi kim bilir günde kaç kez yapıyoruz.
Arama sonrası bulunan sonuçlar Google’da listelenir. Ancak karışıklık işte burada başlıyor. Eğer aradığınız şey çok “spesifik” birşeyse doğru sonuca ulaşmak birkaç tıklamadan öteye gitmez. Ama daha genel konularda birşeyler arıyorsanız bulunacak olan sayfa sayısı da haliyle fazla olacaktır. Bu durumu şöyle açıklayayım: geçen akşam aklıma bir hastalık ile ilgili birşey takıldı ve fikir sahibi olmak için başladım Google’da aramaya…
Yazının devamını okuyun »
Bu Yazıyı Paylaşın
Bu yazı için etiket bulunmuyor
01 Ocak 2008 / 01:00
Bizleri bilgisayarlarımıza bağlayan şey nedir? Herkesin aklına ilk gelen, “yaptığımız iş” benim aradığım yanıt değil… Bu sorunun cevabı kişiden kişiye değişse de benim aradığım yanıt, işletim sistemi olacaktı.
İşletim sistemi neden önemli? Çünkü her türlü işimizi onun üzerinden yaparız. Yeni bir donanım ya da yazılımı bilgisayarımıza kurmak istediğimizde kaprisli olan her zaman kendisidir. Kurallar kesindir, beğenir ya da beğenmez.
Dünya üzerinde en fazla tercih edilen işletim sistemi Windows ailesinin herhangi bir üyesi. İhtiyaçlar farklı sürümleri kullanmayı gerektirebileceği için herkes Vista ya da 2000 kullanır demek oldukça yanlış olacaktır. Windows bu kadar fazla tercih edildiği için de haliyle en fazla eleştiriyi de kendisi alacak, beğenilmeme durumunda yer yerinden oynayacak.
Yazının devamını okuyun »
Bu Yazıyı Paylaşın
Bu yazı için etiket bulunmuyor
01 Aralık 2007 / 01:00
Geçen ayın ortalarında bizleri heyecanlandıran bir olay gündeme düştü. Bizim site de dahil olmak üzere birçok yerde haberlerini, resimlerini, videolarını görmüşsünüzdür. Crysis’ten bahsediyorum. Almanya’da yaşayan Türk kardeşlerin bir ürünü olan Crysis isimli oyun görenleri kendisine hayran bırakıyor.
Hemen hemen 1 yıl öncesinden oyunla ilgili görüntüler, nasıl birşey olacağı belliydi. Oyun satışa çıkması beraberinde bir de sürpriz getirdi. Oyun aynı zamanda Türkçe arabirime de sahip olacaktı. Ama asıl büyük sürpriz oyun karakterlerinin Türkçe konuşmasıydı.
Yazının devamını okuyun »
Bu Yazıyı Paylaşın
Bu yazı için etiket bulunmuyor